| 23 Görüntülenme | 6 dk tahmini okuma süresi
Alacak Davası Nedir? Türleri, Şartları ve Süreci
Alacak davası, bir kişinin başka bir kişiden veya kurumdan olan para ya da para ile ölçülebilen edimlerini hukuki yollarla tahsil edebilmesi için açtığı dava türüdür. Uygulamada alacakların tahsili çoğu zaman icra takibi veya dava yoluyla gerçekleşmekte olup hangi yolun tercih edileceği somut olaya göre değişmektedir.
Alacak Davası Nedir?
Alacak davası; alacaklının, borçludan olan parasal alacağını mahkeme kararıyla talep ettiği dava türüdür. Alacak hakkı;
-
sözleşmeden,
-
haksız fiilden,
-
sebepsiz zenginleşmeden,
-
doğrudan kanundan kaynaklanabilir.
Alacak Davasının Türleri Nelerdir?
Talep Şekline Göre Alacak Davaları
Belirli alacak davası, alacak miktarının dava açılırken kesin olarak bilindiği durumlarda açılır. Örneğin belirli tutarda borç verilen paranın tahsili bu kapsamdadır.
Belirsiz alacak davası, alacak miktarının dava açıldığı aşamada tam olarak belirlenemediği hâllerde tercih edilir. Davacı, dava dilekçesinde asgari bir tutar belirtir ve yargılama sürecinde alacağını artırabilir. Uygulamada özellikle işçilik alacakları ve tazminat taleplerinde kullanılmaktadır.
Kısmi alacak davası, alacağın tamamı yerine bir bölümünün talep edilmesi suretiyle açılır. Bu dava türünde zamanaşımı yalnızca talep edilen kısım bakımından kesilir.
Kaynağına Göre Alacak Davaları
Alacak davaları hukuki dayanağına göre üç ana başlık altında incelenir:
-
Sözleşmeden kaynaklanan alacak davaları
-
Haksız fiilden kaynaklanan alacak davaları
-
Sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davaları
Bu dava türleri aşağıda ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Alacak Davası Açabilmenin Şartları Nelerdir?
Bir alacak davasının açılabilmesi için öncelikle geçerli bir alacak ilişkisinin bulunması gerekir. Alacak, muaccel hâle gelmiş yani talep edilebilir durumda olmalıdır. Ayrıca dava açıldığı tarihte zamanaşımı süresi dolmamış olmalı ve davacının hukuki yararı bulunmalıdır.
Alacak Davalarında Görevli Mahkeme
Alacak davalarında görevli mahkeme, alacağın niteliğine göre belirlenir. Genel kural olarak alacak davalarına Asliye Hukuk Mahkemesi bakar. Ticari nitelikteki alacaklarda Asliye Ticaret Mahkemesi, işçi-işveren ilişkisine dayanan alacaklarda İş Mahkemesi, tüketici işlemlerinden doğan alacaklarda ise Tüketici Mahkemesi görevlidir.
Yetkili Mahkeme Neresidir?
Yetki kuralı olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Bunun yanında sözleşmenin ifa edileceği yer, haksız fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer mahkemeleri de yetkili olabilir. Taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi bulunması hâlinde bu husus ayrıca değerlendirilir.
Alacak Davalarında Zamanaşımı Süreleri
Alacak davalarında zamanaşımı süresi alacağın türüne göre değişiklik göstermektedir. Genel alacaklar ve ticari alacaklar için zamanaşımı süresi 10 yıldır. İşçilik alacakları ve kira alacaklarında bu süre 5 yıl olarak uygulanır. Haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacaklarda ise zarar ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi söz konusudur.
Alacak Davası Nasıl Açılır?
Alacak davası açılmadan önce görevli ve yetkili mahkeme tespit edilir. Ardından dava dilekçesi hazırlanarak gerekli harç ve gider avansı yatırılır. Dava, UYAP sistemi üzerinden ya da doğrudan adliyeden açılabilir. Dava açıldıktan sonra dilekçeler aşaması, delillerin toplanması ve duruşmalarla yargılama süreci devam eder.
Alacak Davası mı, İcra Takibi mi?
Alacak açık ve tartışmasız ise borçlunun itiraz etmeyeceği düşünülüyorsa ve hızlı sonuç alınmak isteniyorsa icra takibi tercih edilebilir. Buna karşılık borç inkâr ediliyorsa alacak miktarı veya hukuki ilişki tartışmalıysa ve delil incelemesi gerekiyorsa alacak davası açılması daha uygun olacaktır.
Alacak Davası Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?
Kural olarak alacak davası kesinleşmeden icraya konulamaz. Ancak mahkeme kararına dayanılarak ilamlı icra yoluna başvurulabilir. Bu durumda borçlu teminat göstermek suretiyle icranın geri bırakılmasını talep edebilir.
Sözleşmeden Kaynaklanan Alacak Davaları
Sözleşmeden doğan alacak davaları; satım, kira, hizmet, vekâlet ve eser sözleşmesi gibi hukuki ilişkilerden kaynaklanabilir. Bu davalarda sözleşmenin varlığı, geçerliliği ve karşı tarafça ihlal edildiğinin ispat edilmesi gerekmektedir.
Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklanan Alacak Davaları
Sebepsiz zenginleşme; bir kişinin haklı bir sebep olmaksızın malvarlığının artması ve diğer kişinin fakirleşmesi hâlinde söz konusu olur. Geçersiz sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler yanlışlıkla yapılan ödemeler ve hukuki sebebi sonradan ortadan kalkan edimler bu kapsamdadır.
Haksız Fiilden Kaynaklanan Alacak Davaları
Haksız fiil nedeniyle alacak davası; hukuka aykırı bir fiil sonucu zarar gören kişinin maddi ve manevi tazminat talep etmesi amacıyla açılır. Bu davalarda hukuka aykırılık, zarar, kusur ve nedensellik bağı unsurlarının birlikte bulunması gerekir.
Alacak davaları, usul ve ispat kurallarının titizlikle uygulanmasını gerektiren teknik davalardır. Zamanaşımı sürelerinin doğru hesaplanması, dava ya da icra yolunun doğru belirlenmesi ve delillerin eksiksiz sunulması açısından sürecin bir avukat eşliğinde yürütülmesi hak kaybı yaşanmaması bakımından büyük önem taşır.